3.5.1918 - Ordu Kumandani - Mustafa Kemal
9 AYRI OLAYLA DOGRULANAN BIR GERÇEK:
Son dönemlerde yine spor çevrelerinde Atatürkün tuttugu
takimlar gündemde dolasmaya basladi. Sanki dünyamizdan gidenlerden yeni haberler alinirmiscasina Türklerin Atasinin zaman zaman taraf
degistirdigi izlenimleri bir çogumuzu sadece güldürüyor.
Bazi basin yayin organlarinda, örnegin degerli spor yazari fanatik Besiktasli Kazim Kanatin açiklamalariyla büyük kurtarici Besiktasliymis gibi gösteriliyor. Atamizin ölümünden 66 yil sonra hangi takimi tuttugu konusunda makaleler, hatta kitaplar yaziliyor. Adeta gaipten sesler geliyor. Ahiretin Sesi muhabirlerinin bildirdigi haberlere göre Büyük Atamiz simdi de BJK taraftari. Jimnastik kulübümüzün bu konudaki son yogun çalismasi ise Vala Somali tarafindan Atatürkün mutlak Besiktasli ilan edilmesi. Kesin bir gerçek ortada dururken Atatürkün hangi takima sempati duydugu, hangisine gönül verdigi konusu bilinçli olarak açiliyor, kafalar karistirilmaya çalisiliyor. Bu kisiler ya da çevreler günesi balçikla sivamaya kalkiyorlar. Bu tip insanlara "kafa karistirmaloji uzmanlari" demek yerinde olacak. Çünkü onlarin isi ortaligi bulandirmak. Gerçekten de ortaya attiklari iddialarin kafalari karistirmaktan öte hiçbir degeri yok.
Galatasaraylilara gelince onlarin yakin zamana dek, bu konuda pek sesleri çikmiyordu. Sadece geçmis yillarda birkaç yerde Atatürkü su kulübün bu kulübün taraftari degil kulüpler üstü saymak gerek gibi bir görüs ileri sürdükleri görülmüstü. Son zamanlarda Fenerbahçeliligi tartisilmayan Atatürk Besiktaslilarca Besiktasli ilan edilince, o denli uzun boylu degil demek istercesine, onlarda bu konuya daha sik girer oldular. Örnegin Galatasaray Kulübünün aylik resmi dergisinde birkaç kez Atatürkü konu eden, onu kulüpler üstü gösterme çabalarinda olan makaleler yayinlayarak "Tarihi Bir Mektubu Gün Isigina Çikariyoruz" dediler...
"ATATÜRKÜN FUTBOL MERAKI"adi altinda Galatasaray Müzesi Müdür Yardimcisi ve Arastirmaci Adnan Isik yine bu konuyu isliyor. "Türk basininda zaman zaman Atatürkün hangi takimi tuttugu tartismalari yapilir. Herkes onu kendi tarafina çektigi için de bir sonuca varilmaz. Bu yazida bizim gayemiz, konuya tarafsiz bir gözle ve belgelerin isiginda yaklasmaktir."
Bunlari yazdiktan sonra, Ali Sami Yenin 1914 yilinda binbasi rütbesinde ki Mustafa Kemali Galatasarayin Rumenlerle yapacagi bir maça davet ettigini bu davetin Atatürke geç ulastigini ama yine de Mustafa Kemalin kulüp müzesinde hala saklanan davete tesekkür niteligindeki cevabi mektubunu da yayinliyor. O mektupta Atatürk, "Davet mektubunuzu ancak dün sabah aldim. Fakat ben o gün dogrudan gidip maçi izledim." demektedir.
ATATÜRKÜN FENERBAHÇELILIGI:
Biz Fenerbahçelilerin büyük gurur duyacagi bir ayricalik var. Fenerbahçemizi Atatürk de
severdi ve her zaman büyük ilgi gösterirdi. Iste sizlere Atamizin Fenerbahçeliligini, onun camiamiza olan ilgisini gösteren, tartismasiz
kanitlayan tarihsel olaylari, verileri zaman sirasiyla sunuyoruz.
1- ATATÜRKÜN FENERBAHÇE KULÜBÜNÜ ZIYARETI
Yil 1918, Birinci Dünya
Savasi bütün hiziyla sürüyor. Düsman donanmasi, Mustafa Kemalin basinda oldugu, savundugu Çanakkale Bogazini geçememis ve tam bir
yenilgiye ugramisti. Artik Mustafa Kemali baska cephelerde baska savaslar beklemektedir. Bu arada cepheden Istanbula kisa bir tatile
gelmistir. Bu essiz kahramanin Istanbulda yapacagi bir sürü isi, bir sürü temasi olacagini tahmin etmek her halde güç olmasa gerek.
Buna karsin o denli isinin arasinda Fenerbahçe Kulübünü ziyaret etmek istemistir. Bu istek bizzat o yillarda Anafartalar Kahramani
olarak anilan Mustafa Kemalden mi gelmistir, yoksa yakin arkadasi Fenerbahçe Kulübü Baskani Sabri Toprak mi onu yönlendirmistir orasi
bilinmiyor. Ancak Sabri Beyin onu yönlendirmis olabilecegi akla ve mantiga daha yakin.
Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk de Fenerbahçeliydi. Atatürk, 10 Agustos 1928 günü, 3-3 berabere biten Gazi
Kupasi maçindan sonra üçü Galatasarayli ve ikisi Fenerbahçeli olan bes kisinin önünde aynen sunlari söyledi: "Burada üçe üçüz... Çünkü
ben de Fenerbahçeliyim!"
"Fenerbahçe Kulübünün her tarafa mazhar-i takdir olmus bulunan asari mesaisini isitmis ve bu kulübü ziyaret ve erbab-i himmeti tebrik etmeyi vazife edinmistim. Bu vazifenin ifasi ancak bugün müyesser olabilmistir. Takdirat ve tebrikatimi buraya kayd ile mübahiyim."